Kayıtlar

onuncu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Etrafındaki Kara Kütlelerinin İklime Etkisi

Resim
Etrafındaki Kara Kütlelerinin İklime Etkisi (Özel Konum) Türkiye'nin iklimi üzerinde etrafındaki büyük kara parçalarının da etkisi vardır. Türkiye'nin kuzeydoğu yönüne düşen Kuzeydoğu Asya'daki Sibirya , güneyine düşen Afrika ve güneydoğusuna düşen Arabistan kütleleri bunların başlıcalarıdır. Kışın Sibirya üzerinde aşırı soğuma nedeniyle oluşan termik yüksek basıncın etkisiyle buradan geçen soğuk hava kütleleri özellikle doğu bölgelerimizde çok sert kış şartlarının yaşanmasına neden olur. Yaz mevsiminde ise güneydeki Afrika ve güneydoğudaki Arabistan kütlelerinden gelen sıcak ve kuru hava kütleleri başta Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmak üzere Anadolu'yu etkisi altına alır. Türkiye'nin iklimi üzerinde Sibirya , Afrika ve Arabistan kütlelerinin dışında Avrupa kıtası'nın da etkisi vardır. Özellikle kışın Doğu Avrupa'dan Balkanlar yoluyla gelen soğuk hava kütleleri Marmara Bölgesi'nde kar yağışlarına neden olur.

Etrafındaki Denizlerin İklim Özelliklerine Etkisi

Resim
Etrafındaki Denizlerin İklim Özelliklerine Etkisi (Özel Konum) Türkiye'nin üç tarafının denizlerle çevrili olması, kıyı bölgelerle iç bölgeler arasında önemli iklim farklılıklarının oluşmasında etkili olmuştur. Deniz kıyısındaki bölgelerimiz iç bölgelerimize göre daha yağışlı ve daha sıcaktır. Denizlerin karalara göre daha geç ısınıp daha geç soğuması nedeniyle , Türkiye'nin etrafındaki denizler kışın karalara göre daha ılıktır. Aynı zamanda kışın bir alçak basınç alanı durumunda olan denizlerimiz, kıyı bölgelerimizin kışlarının ılıman olmasını sağladığı gibi üzerinden geçen hava kütlelerine nem vererek yine kıyı bölgelerimizin bol yağışlı olmasını sağlar. Türkiye'de kıyı bölgelerden iç bölgelere gidildikçe denizlerin iklim özelliklerine etkisi azalarak karasallık artar. Bu durumun en önemli göstergesi yıllık sıcaklık farkının artmasıdır. Örneğin; deniz kıyısında bulunan İzmir'de yıllık sıcaklık farkı yaklaşık 19 derece iken , karasallığın en fazla olduğu Doğu Anad...

Türkiye'nin İklimini Etkileyen Faktörler

Resim
Türkiye'nin İklimini Etkileyen Faktörler     Türkiye'deki iklim özelliklerinin oluşmasında , Türkiye'nin matematik konumu ile özel konumu başlıca etmenlerdir. 1) Matematik Konumu Türkiye yaklaşık olarak 26-45 Doğu boylamları ile 36-42 kuzey enlemleri arasında yer alır. Türkiye , enlemleri açısından orta kuşağın (ılıman kuşak) Ekvator'a yakın olan güney kesiminde yer alır. Bu bölge Akdeniz İklim kuşağıdır. Ülkemizin bu matematik konumuna sahip olmasının iklim özellikleri üzerindeki önemli etmenleri şunlardır; -- Güneş ışınlarının hiçbir zaman tam dik açıyla gelmemesi, -- Yazların genel olarak sıcak ve kurak geçmesi, -- Soğuk ve sıcak iklim kuşakları arasında geçiş özelliği göstermesi, -- Kış mevsiminde daha çok sıcak ve sıcak hava kütlelerinin karşılaşması ile oluşan cephesel yağışların görülmesi, -- Akdeniz iklim özelliklerinin görülmesi, -- Dört mevsim özelliklerinin yaşanabilmesi . 2) Özel Konumu Türkiye'nin iklim özellikleri üzerinde matemat...

Sporla Üreme (Eşeysiz Üreme Türleri) - 10. Sınıf Biyoloji

Resim
Sporla Üreme (Eşeysiz Üreme Türleri)  - Tek hücrelilerden plazmodyumda (sıtma mikrobu) , mantarlarda ; karayosunları ve eğrelti otları gibi çiçeksiz bitkilerde görülür. - Sporla üreme spor adı verilen özelleşmiş hücrelerle olur. - Sporlar, etrafı kalın bir örtü ile çevrili olan , olumsuz ortam koşullarına dayanıklı hücrelerdir. Sporlar, uygun ortam koşullarında çimlenerek gelişir ve yeni canlıyı oluşturur. - Diploit (2n) kromozomlu canlılarda (örneğin eğrelti otları) sporlar, mayoz bölünmeyle oluşur. Böyle sporlara "eşeyli spor" denir. Eşeyli sporların üreme hücrelerinden farkı döllenme olmaksızın birey oluşturmalarıdır.  - Haploit (n) kromozomlu canlılarda (bazı mantarlar ve yeşil alg) ise sporlar , mitotik bölünmeyle olşur. Böyle sporlara "eşeysiz spor" denir. - Mantarlar eşeysiz veya eşeyli üreme yoluyla oluşan sporlar ile çoğalır. Mantarların eşeysiz üremesi sırasında olgunlaşan her spor kesesinden binlerce haploit (n) spor oluşur....

Tomurcuklanma ile Üreme (Eşeysiz Üreme Çeşitleri) - 10. Sınıf Biyoloji

Resim
Tomurcuklanma ile Üreme (Eşeysiz Üreme Çeşitleri) - Ana canlının bir bölümünde hücre bölünmesi ile tomurcuk şeklinde bir çıkıntının oluşması ve bu çıkıntının olgunlaşarak yeni bir bireyi meydana getirmesine denilir.  - Bu tip üreme bira mayasında , süngerlerde , bazı sölenterlerde (hidra,mercan gibi) ve bazı bitkilerde (ciğer otu) görülür. - Yeni canlı atadan tamamen uzaklaşarak yaşayabileceği gibi ataya bağlı kalarak da yaşayabilir. Bağlı kalma durumunda koloni oluştururlar. - Sölenterlerdem hidranın tomurcuklanması sonucu oluşan canlı ana bireye bağlı kalır ya da zemine tutunarak yaşar . Buna polip adı verilir. Polipler koloni oluşturabilirler. Poliplerden eşeysiz olarak çoğalıp ayrılarak , yaşamını serbest sürdürenlere medüz (deniz anası) denir . Medüzlerde tomurcuklanma özelliği yoktur. 

İkiye Bölünerek Üreme (Eşeysiz Üreme Çeşitleri) - 10. Sınıf Biyoloji

Resim
İkiye Bölünerek Üreme (Eşeysiz Üreme Çeşitleri)  - Bu üreme şeklinin gerçekleşmesinde etkili olan temel olay mitoz veya amitoz bölünmedir. - Bölünme düzlemi canlılar arasında farklılık gösterebilir . Örneğin , öglenada boyuna, paramesyumda enine bölünme gerçekleşirken belirgin bir şekle sahip olmayan amipte ise herhangi bir yönde bölünme gerçekleşebilir. - Tek hücreli canlılarda gelişme olayı, hücre hacminin ve yüzeyinin artışı demektir. - Bu tip üreme prokaryotlardan bakteri ve arkelerde , ökaryotlardan amip , öglena , paramesyum gibi prositlerde ve bazı maya mantarlarında görülür.

Eşeysiz Üreme Tipleri - 10. Sınıf Biyoloji

Resim
Eşeysiz Üreme Tipleri 1) Bölünerek Üreme Bakteri , amip , paramesyum , öglena gibi tek hücreli canlılarda görülen eşeysiz üreme şeklidir. Amipte bölünme hücrenin her yönüne , öglena da boyuna , paramesyumda ise enine gerçekleşir. 2) Tomurcuklanarak Üreme Ana canlı üzerinde meydana gelen bir çıkıntının gelişerek yeni bir birey oluşturması olayıdır. Bira mayası , hidra , sünger , mercanlar tomurcuklanma ile ürerler . Ana canlı üzerindeki çıkıntı ana canlıdan ayrılmaz ise koloniler oluşur. 3) Spor ile Üreme Sporlar sağlam yapılı örtülü olan elverişsiz şartlara dayanıklı üreme hücreleridir. Su yosunu , kara yosunu , eğrelti otları , mantarlar ve sıtma parazitlerinde spor ile eşeysiz üreme gözlenir. 4) Vejetatif Üreme Yüksek yapılı bitkilerde görülen eşeysiz üreme şeklidir. Ana canlıdan koparılan bir canlının gelişerek yeni bir birey oluşturması olayıdır. Kavak , söğüt , menekşe gibi bitkilerde çelikle üreme ; patates , soğan , yer elması gibi bitkilerde yumru gövde ...

Karışımlar (Karışımların Özellikleri) - 10. Sınıf Kimya

Resim
Karışımlar (Karışımların Özellikleri) Karışımların Özellikleri 1)  Saf değillerdir. 2)  Heterojen veya homojen olabilirler. 3) Karışımlar sembol veya formülle gösterilmezler. 4) Karışımların belirli bir yoğunluğu yoktur. Hal değişim sıcaklıkları da yoktur. 5)  Bileşenlerine fiziksel yollar ile ayrılır.

Karışımlar ( Homojen Karışımlar,Heterojen Karışımlar) - 10. Sınıf Kimya

Resim
Karışımlar ( Homojen Karışımlar,Heterojen Karışımlar) Karışımlar En az 2 maddenin belirli bir oran olmaksızın kendi özelliklerini kaybetmeden oluşturdukları maddeler topluluğudur. Homojen Karışımlar (Çözeltiler) Her yerinde aynı özelliği gösteren , tek madde görünümündeki karışımlardır. ÖRN: Hava , gazoz , deniz suyu , şerbet , tüm alaşımlar (çelik tencere gibi) , petrol ... Heterojen Karışımlar Her yerinde aynı özelliği göstermeyen , tek madde görünümünde olmayan karışımlardır. Beşe ayrılırlar.. a) Süspansiyon Katı-Sıvı heterojen karışımlardır . Kumlu su , talaşlı su , naftalinli su, ayran , yoğurt , bazı meyve suları (posa verenler) , kahve , ham petrol gibi örnekler verilebilir. b) Emülsiyon Sıvı-Sıvı heterojen karışımlarıdır. Zeytinyağlı su  , petrollü su , cıvalı su örnek verilebilir. c) Kolloit Bir madde başka bir maddede çözünürken bazı partiküllerin askıda kalma durumudur. Kan , ketçap , mayonez , jöle , mürekkep örnek verilebilir. d)...

Hücre Döngüsü (İnterfaz Evresi) - Biyoloji 10. Sınıf

Resim
Hücre Döngüsü Yeni bölünmüş bir hücrenin, tekrar bölününceye kadar geçirmiş olduğu evreye Hücre Döngüsü  denir. Hücre bölünmesi hücre döngüsünün bir parçasıdır. Hücre döngüsü, İnterfaz ve Mitotik Evre olmak üzere 2 kısma ayrılır. İnterfaz Evresi Hücre döngüsünün en uzun kısmıdır. Yeni oluşmuş bir hücrenin büyüyüp , gelişip yeni bir bölünmeye hazır oluncaya kadarki geçen evredir. G1,S ve G2 evreleri olmak üzere 3 evreye ayrılır. G1 Evresi ATP sentezi hızlanır. RNA ve Protein sentezi artar. Metabolizma hızı maksimum seviyeye ulaşır. Bu evrede hücreye komut verilerek bölünme başlar. **Hücre bölünmesini tamamladıktan sonra ya yeni bir hücre döngüsüne girer, ya da farklılaşarak yeni hücreler oluşturur. Mesela;  Kemik iliği hücreleri farklılaşarak alyuvar hücrelerine dönüşür.** S Evresi DNA'nın kendini eşlediği (Replikasyon) evredir. Metabolizma hızı aynen G1 evresindeki gibidir. Bu evrenin sonunda kromatit sayısı kardeş kromatitlerin oluşumu ...

Hücre Bölünmesi (Hücre bölünmesinin sebepleri) - 10. Sınıf Biyoloji

Resim
Hücre Bölünmesi (Hücre bölünmesinin sebepleri) *Hücreler de canlılar gibi meydana gelir,büyür,gelişir ,ürer ve ölürler.  *Hücre bölünmeleri tek hücrelilerde üremeyi sağlarken, çok hücreli canlılarda büyüme,yenilenme ve onarılmayı sağlar. Hücre Bölünmesinin Sebepleri 1- Yüzey (Hücre Zarı) / Hacim (Sitoplazma) oranının bozulması Hücre zarı ile sitoplazma miktarı aynı şekilde artmaz. Yüzey r2 şeklinde artış gösterirken, hacim r3 şeklinde artar. Zamanla hücreye madde alış verili yetersizleşerek sorun haline dönüşür. Hücre bölünme gerçekleştiremezse , hücre patlayabilir. Bu nedenler ile hücre bölünerek hacmini küçültür. 2- Çekirdek/Sitoplazma oranının bozulması Sitoplazma arttıkça, çekirdeğin yönelttiği alan artar. Bu durum, hücrede daha fazla şifreye, protein sentezine , enzim üretimine neden olur. Zamanla hücre bu sentez reaksiyonlarını gerçekleştiremez hale gelir. Bu nedenle hücre bölünerek sitoplazma miktarını azaltır. 3- DNA Miktarlarının 2 katı...

İnsanda Kan Grupları (Rh Faktörü) - 10. Sınıf Biyoloji

Resim
İnsanda Kan Grupları Rh Faktörü *Rh olarak kısaltılan bir proteini kan hücrelerinde taşıyan bireyler Rh+ , taşımayan bireyler ise Rh- olarak tanımlanır. *Rh+ özelliği Rh- özelliğe baskındır. *Rh+ olan bireyin genotipi; RR veya Rr, Rh- olan bireyin genotipi; rr olur.  *Rh+ kan taşıyan bir kişi Rh antijenine sahip olduğundan Rh antikoru üretmez. Rh- kişilerde ise Rh antijeni bulunmaz. Rh Kan Alış Verişi *Kan alış verişini etkileyen bir karakterdir. *İdeal olan, herkesin kendi grubuyla kan alış verişi yapmasıdır. *Rh(-) kan grubu Rh(+) kan grubuna kan verirken, Rh(-) kan grubu Rh(+) kan grubundan kan alamaz. Kan Uyuşmazlığı ( Eitroblastosis Fetalis) Annenin Rh(-) olduğu durumlarda çocuk Rh(+) kan grubuna sahip ise anne ile çocuk arasında kan uyuşmazlığı görülebilir. Anne karnındaki bebeğin kanında Rh antijenleri bulunur. Plasenta, Rh antijeninin anne kanına geçişini engeller. Ancak doğuma yakın evrelerde plasentanın geçirgenliğinin artması ya da plasent...

İnsanda Kan Grupları (A-B-0 Sistemi) - 10. Sınıf Biyoloji

Resim
İnsanda Kan Grupları İnsanda kan grupları A-B-0 sistemi , Rh sistemi ve MN sistemi olmak üzere 3 sistem ile kontrol edilir. AB0 Sistemi *İnsanlar A-B-0 kan grubu sistemini belirleyen A,B ve 0 olmak üzere 3 alel gen bulunur.  *Her insanda bu karakter bakımından sadece iki alal gen vardır. (AA,AB,00,AB,A0,B0) *İnsanlarda kan grubu, alyuvar zarının yüzeyinde bulunan antijenlere göre belirlenir. Antijen: Canlılarda genler tarafından sentezlenen bazı proteinler, diğer canlıların bazıları için yabancı özellik gösterir. Canlı bu yabancı proteine karşı antikor oluşturur. Böyle antikor oluşumuna sebep olan proteinlere aglütinogen  (Antijen ) denir. Örneğin bir insanın alyuvarının yüzeyinde; *A proteini (antijeni , aglütinojeni ) varsa o kişi A grubu, *B proteini ( antijeni , aglütinojeni ) varsa o kişi B grubu, *A ve B proteini ( antijeni , aglütinojeni ) varsa o kişi AB grubu, *Antijen yok ise o kişi 0 kan grubu kana sahiptir. Bu dört farklı kan grubunu...

Gamet Çeşidi Sayısını Etkileyebilen Faktörler - 10. Sınıf Biyoloji

Resim
Gamet Çeşidi Sayısını Etkileyebilen Faktörler  Genlerin bağlı veya bağımsız olması . Bağlı genler gamet çeşidini azaltır. Alel gen çiftlerin homozigot  veya heterozigot olması . Homozigot genler gamet çeşidini etkilemezken , heterozigot genler gamet çeşidini arttırır. Çok sayıda gamet oluşturulması. Mayoz bölünme sayısı oluşacak gamet çeşidi sayısını etkiler. Bağlı genlere sahip bireylerde gamet oluşumu sırasında krossing-over görülmesi. Krossing-over olayı bağlı genlerde oluşabilecek gamet çeşidi sayısını arttırır.  Anormal olarak kromozomlarda ayrılmama olayı. Mayoz bölünme sırasında bazı kromozomların ayrılmadan birlikte aynı gamete geçmesi durumudur. Bu olaya bağlı (n+1) ya da (n-1) kromozom sayılı gametler oluşur. Bu gametler normal gametlerden farklı olduğundan gamet çeşidi sayısı artar. İnsanda ayrılmama sonucu 22 veya 24 kromozom sayılı gametler oluşur.  Mutasyon görülmesi. Üreme ana hücrelerinde meydana gelecek olan mutasyonlar bazı genlerin yapısı...

Mendel Genetiğinin Genişletilmesi (Eş baskınlık,Eksik baskınlık,Çok alellik) - 10. Sınıf Biyoloji

Resim
Mendel Genetiğinin Genişletilmesi Mendel'in bezelyelerde incelediği yedi karakter ayrı kromozomlar üzerinde (bağımsız gen) olup , karakteri ortaya çıkaran genlerden biri diğerine tam baskından. Fakat bu durum tüm kalıtsal karakterler için geçerli değildir. Farklı karakterlere ait genler aynı kromozom üzerinde bulunabildiği gibi (bağlı gen) , farklı karaktere etki eden iki alel gen arasında tam baskınlık durumu da görülmeyebilir. ** NOT:  Eksik baskınlık , eş baskınlık ve çok alellik gibi durumlar Mendel'in çalışmalarında yoktu.  ** Eksik Baskınlık -Bir karakterle ilgili iki alel genin aralarında baskınlık, çekiniklik ilişkisi bulunmayıp , her iki genin fenotipte etkisini tam olarak gösterememesi durumudur. -Eksik baskın genlerin bir araya gelmesi ile ana babadan farklı bir ara fenotip ortaya çıkar. -Eksik baskınlığın klasik örneklerini aslanağzı , akşamsefası , karanfil gibi bitkilerde sığırlarda ve endülüs tavuklarında görebiliriz. -Karakterler üzerinde raka...

Genotipin Araştırılması (Kontrol = Geri Çaprazlama) - 10. Sınıf Biyoloji

Resim
Genotipin Araştırılması (Kontrol = Geri Çaprazlama) Dominant bir karakterin homozigot mu yoksa heterozigot mu oldupunu anlamak için , bu karakterin resesif (çekinik) bir karakterle çaprazlanmasına geri çaprazlama ya da kontrol çaprazlaması denir. - Bir bireyin herhangi bir özellik bakımından homozihot mu yoksa heterozigot mu olduğunu ortaya çıkarmak için yapılan çaprazlamadır -Çekinik bir özelliğe sahip canlının genotipi kesinlikle bellidir. Çünkü çekinik karakterlet ancak homozigot durumda etkilerini gösterir. -Baskın özelliğe sahip canlılar ise hhomozihot ya da heterozigot olabilir. -Canlının fenotipine bakrak genotipini kesin olarak ortaya koyamayız.. Bu tip çaprazlamalar sonucunda ; a) meydana gelen bireylerin tümü (%100'ü) aynı genotip ve fenotipte ise genotipi araştırılan birey homozigot (saf), b) oluşan bireylerin bir kısmı %50'si baskın , bir kısmı %50'si çekinik fenotipli olursa araştırılan bireyin genotipi homozigottur.